Uluslararası piyasa uzmanlarının değerlendirmelerinde Fed’in faiz politikası, ABD tahvil getirileri, doların seyri, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının altın talebi öne çıkıyor.
Küresel değerli metal piyasalarında hareketlilik sürüyor. Yıl içerisinde tarihi seviyeleri test ettikten sonra sert geri çekilmeler yaşayan altın, eylül ayının son işlem gününde yeniden yükselişe geçti.
30 Eylül itibarıyla uluslararası piyasalarda spot altın yüzde 0,7 civarında değer kazanarak 4.209 dolar seviyesine yükselirken, gümüş 61 doların hemen üzerinde işlem gördü. Altındaki günlük yükselişe rağmen değerli metalin eylül ayındaki kaybı yüzde 5'in üzerinde bulunuyor.
Piyasadaki son hareketlerin arkasında ise ABD'den gelen enflasyon verileri ve Fed'in bundan sonraki faiz adımlarına yönelik beklentiler bulunuyor.
Altının yönünde Fed belirleyici olabilir
Uluslararası piyasa uzmanlarının üzerinde durduğu başlıkların başında ABD Merkez Bankası'nın faiz politikası geliyor. ABD'de açıklanan son enflasyon verilerinin beklentilerden daha ılımlı gelmesi dolar üzerinde baskı oluştururken, Fed'in ek faiz artışlarında ne kadar agresif davranacağına ilişkin beklentileri de değiştirdi. New York Fed Başkanı John Williams'ın yeni bir faiz artışı konusunda aciliyet bulunmadığı yönündeki açıklamaları da piyasalarda dikkatle takip ediliyor.
Altın faiz getirisi sağlamayan bir varlık olduğu için ABD faizleri ve tahvil getirilerindeki yükseliş genellikle değerli metal açısından baskı oluşturabiliyor. Faiz beklentilerinin zayıflaması ve doların gerilemesi ise ters yönde destek sağlayabiliyor.
Tahvil faizlerindeki yükseliş altını baskıladı
Son günlerde altındaki sert geri çekilmenin önemli nedenlerinden biri ABD tahvil piyasasında yaşanan hareket oldu. ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisinin uzun yılların en yüksek seviyelerine doğru çıkması, yatırımcıların faiz getirisi sunmayan altına olan talebini kısa vadede sınırladı. Uluslararası piyasa analistleri bu nedenle yılın son çeyreğinde yalnızca Fed'in politika faizine değil, ABD'nin 2 ve 10 yıllık tahvil getirilerinin seyrine de dikkat çekiyor.
4.500 dolar yeniden gündeme gelebilir mi?
Dünya Altın Konseyi'nin 2026'nın ikinci yarısına ilişkin analizinde altının yönünü değiştirebilecek birden fazla senaryo bulunuyor. Konseyin analizine göre küresel ekonomide belirgin bir yavaşlama, jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi veya piyasalarda daha düşük faiz beklentilerinin güçlenmesi altına destek sağlayabilir. Bu şartların oluşması durumunda ons altının yeniden 4.500 dolar ve üzerindeki seviyeleri test edebileceği değerlendiriliyor. Ancak bunun kesin bir fiyat tahmini olmadığı özellikle vurgulanıyor. Güçlü ekonomik büyüme, yükselen tahvil getirileri ve jeopolitik tansiyonun azalması halinde altının ters yönde baskı altında kalabileceği alternatif senaryolar arasında bulunuyor.
Merkez bankalarının altın talebi sürüyor
Altın piyasasının uzun vadeli görünümünde merkez bankalarının yaptığı alımlar da önemli bir faktör olmaya devam ediyor. Dünya Altın Konseyi'nin 2026 yılında gerçekleştirdiği ankete katılan rezerv yöneticilerinin yüzde 89'u, küresel merkez bankalarının altın rezervlerinin önümüzdeki 12 ay içerisinde artacağını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 45'i ise kendi kurumlarının da altın rezervlerini artırmasını bekliyor. Bu tablo, merkez bankalarının altını rezerv çeşitlendirmesinde stratejik bir araç olarak görmeye devam ettiğine işaret ediyor.
Jeopolitik gelişmeler fiyatları hızla değiştirebilir
Yılın son çeyreğinde değerli metaller açısından bir diğer kritik başlık jeopolitik gelişmeler olacak. Özellikle Orta Doğu'daki gelişmeler ve enerji fiyatlarında yaşanabilecek sert hareketler, yatırımcıların güvenli liman talebini değiştirebilecek unsurlar arasında gösteriliyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırması halinde tahvil faizleri ve Fed politikası üzerinden altın üzerinde farklı yönlerde etkiler oluşabileceği belirtiliyor. Bu nedenle jeopolitik tansiyondaki artışın her koşulda altın fiyatını yükselteceği şeklinde tek yönlü bir beklenti yerine dolar, faiz ve petrol piyasalarının birlikte takip edilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Gümüşte oynaklık yüksek kalabilir
Gümüş tarafında da yatırımcıları hareketli bir dönem bekliyor. Uluslararası piyasalarda gümüş 30 Eylül itibarıyla ons başına yaklaşık 61 dolar seviyesinde işlem görürken metal, altındaki hareketlerin yanı sıra sanayi talebi ve küresel büyüme beklentilerinden de etkileniyor. Bu özelliği nedeniyle gümüş fiyatlarının küresel ekonomik beklentilerdeki değişimlere altından farklı tepkiler verebilmesi mümkün. Yılın kalan bölümünde değerli metal piyasalarının yönü açısından Fed'in faiz kararları, ABD tahvil getirileri, dolar endeksi, Orta Doğu başta olmak üzere jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının fiziki altın talebi ön plana çıkıyor. Uluslararası analizler tek bir fiyat hedefinden ziyade farklı ekonomik senaryolara işaret ediyor. Bu nedenle altın ve gümüşte yılın son çeyreğinin de yüksek oynaklıkla geçmesi ihtimali masada bulunuyor.
Bu haber piyasa değerlendirmesi niteliğinde olup yatırım tavsiyesi değildir.