
Yapay zekâ arkadaşlığın yerini tutar mı? 567 kişiyle araştırıldı
Antalya Belek Üniversitesi’nde 567 yetişkin yapay zekâ kullanıcısıyla yürütülen araştırma, sohbet botu bağımlılığı ile psikolojik kırılganlık ve depresif belirtiler arasında pozitif ilişki bulunduğunu ortaya koydu.
Dr. Muttalip Alçay’a göre kritik nokta, yapay zekâyla sohbet etmek değil, teknolojinin gerçek sosyal ilişkilerin yerine geçmeye başlaması.
Yapay zekâ sohbet botlarının günlük yaşamda daha fazla yer edinmesi, teknolojiyle kurulan ilişkinin sınırlarını da tartışmaya açıyor. Sorulara yanıt veren, öneriler sunan ve zaman zaman empatik bir dil kullanan sistemlerin bir “arkadaş” olarak görülüp görülemeyeceği ise psikoloji açısından farklı bir boyut taşıyor.
Antalya Belek Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Muttalip Alçay ve ekibinin 567 yetişkin yapay zekâ kullanıcısıyla gerçekleştirdiği araştırma, sohbet botlarının kullanımı ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkiye odaklandı.
Sohbet etmek ile arkadaş olmak aynı şey mi?
Alçay, mevcut bilimsel ve teknolojik koşullarda yapay zekânın gerçek anlamda insan arkadaşlığının karşılığı olarak değerlendirilemeyeceği görüşünde.
Bunun temelinde arkadaşlığın yalnızca karşılıklı mesajlaşmaya veya bir soruya uygun yanıt vermeye dayanmaması bulunuyor. İnsanlar arasındaki ilişkiler ortak deneyimler, karşılıklı sorumluluk, duygusal bağ ve birlikte geçirilen yaşam üzerinden şekilleniyor.
Yapay zekâ ise insana yakın bir iletişim kurabilse de bu deneyimleri bir insanın yaşadığı biçimde yaşamıyor.
Empatik yanıt ile gerçek duygu arasındaki fark
Sohbet botlarının kullanıcıya kendisini anlaşılmış hissettirmesi tamamen işlevsiz bir özellik olarak değerlendirilmiyor. Alçay'a göre yapay zekâyla yapılan konuşmalar, kişinin düşüncelerini toparlamasına veya bir meseleye farklı açılardan bakmasına kısa vadede yardımcı olabilir.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor. Bir yapay zekâ sisteminin empatik ifadeler oluşturabilmesi, karşısındaki insanın duygusundan gerçekten etkilendiği anlamına gelmiyor.
Bu nedenle insan benzeri iletişim biçimiyle gerçek bir duygusal deneyimin birbirine karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekiliyor.
567 kişilik araştırmada dikkat çeken sonuçlar
Araştırmada sohbet botu bağımlılığı, psikolojik kırılganlık ve depresif belirtiler arasında pozitif yönlü ilişkiler tespit edildi.
Bulgulara göre daha yüksek sohbet botu bağımlılığı psikolojik kırılganlıkla, psikolojik kırılganlık ise depresif belirtilerle bağlantılı çıktı. Depresif belirtilerdeki artışın da daha düşük yaşam doyumuyla ilişkili olduğu belirlendi.
Alçay, sonuçların “yapay zekâ kullanan insanlar mutsuz olur” biçiminde yorumlanmaması gerektiğinin altını çiziyor. Araştırmanın işaret ettiği nokta, kullanımın bağımlılık niteliği kazanması halinde ortaya çıkabilecek riskler.
Kritik sınır gerçek ilişkiler
Yapay zekânın arkadaşça konuşabilmesinden daha önemli mesele, sohbet botlarının zaman içinde gerçek sosyal ilişkilerin yerine geçirilmesi ihtimali.
İnsan ilişkilerinde anlaşmazlık, eleştiri, hayal kırıklığı ve karşılıklı uyum sağlama gereksinimi bulunabiliyor. Alçay, tam da bu karmaşık süreçlerin insanların sosyal ve duygusal gelişiminde rol oynadığına dikkat çekiyor.
Her zaman kullanıcıya yanıt vermeye hazır bir sistem ise gerçek ilişkilerin beraberinde getirdiği bu zorluklardan uzaklaşmanın daha kolay bir yolu haline gelebilir. Yoğun kullanımın sosyal ilişkilerden kaçış aracına dönüşmesi, üzerinde durulması gereken temel risklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Yapay zekâ insanın yerine değil, yanında
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, yapay zekâyı bütünüyle olumsuz bir teknoloji olarak konumlandırmıyor. Veri analizi ve rutin işlerin otomasyonu gibi alanlarda sağladığı olanaklara dikkat çeken Alçay, teknolojinin insan kapasitesini destekleyen bir araç olarak değerlendirilmesinin daha sağlıklı olacağını belirtiyor.
Toplumsal etkisi ne olabilir?
Sohbet botlarının günlük iletişimin sıradan bir parçasına dönüşmesiyle birlikte “insan gibi konuşan teknoloji” ile gerçek insan ilişkileri arasındaki sınırın önemi daha da artabilir. Özellikle yapay zekânın sürekli erişilebilir ve kullanıcıya göre yanıt üretebilir olması, gerçek ilişkilerde karşılaşılan anlaşmazlık ve karşılıklılık gibi unsurlardan uzaklaşmayı bazı kişiler için daha cazip hale getirebilir.
Ancak 567 kişiyle yapılan araştırmadaki ilişkiler tek başına neden-sonuç anlamına gelmiyor. Bulgular, sohbet botu bağımlılığı ile bazı psikolojik göstergelerin birlikte değiştiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle yapay zekâ kullanımının doğrudan depresyona yol açtığı sonucuna varmak yerine, kullanım biçimi ve gerçek sosyal ilişkilerle kurulan dengenin dikkate alınması gerekiyor.

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. DHA ve İHA haberlerinden internet sitemiz sorumlu değildir. Ajans haberleri editör müdahalesi olmadan sitemizden otomatik RSS sistemiyle yayınlanır.