Kararda Yunanistan’a, azınlığın kendi müftülerini seçme hakkına saygı göstermesi ve dini kurumlar üzerindeki devlet müdahalesine son vermesi çağrısı yapıldı.
Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) 70. yıllık kongresi, 17-20 Eylül 2026 tarihlerinde Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de gerçekleştirildi. Kongrede Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliği ve müftülük meselesi de gündeme taşındı.
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) ve Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi tarafından ortaklaşa hazırlanan “Batı Trakya Türk Azınlığı’nın Dini Özerkliğine Süregelen Müdahale ve Din Özgürlüğü İhlalleri” başlıklı karar tasarısı, FUEN Delegeler Kurulu’nda yapılan oylamada kabul edildi.
Kararla birlikte FUEN, Yunanistan’a Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliğini yeniden tesis etmesi ve azınlığın kendi dini liderlerini seçme hakkına saygı göstermesi yönünde çağrıda bulundu.
Müftülük uygulaması kararda öne çıktı
Kabul edilen metinde Batı Trakya Türk Azınlığının dini statüsü ve haklarının 1913 Atina Antlaşması ile 1923 Lozan Antlaşması kapsamında güvence altına alındığı belirtildi. Bu çerçevede azınlığın dini kurumlarını yönetme ve dini liderleri olan müftüleri seçme hakkına sahip olduğu savunuldu.
Kararda, 1991’den itibaren müftülerin devlet tarafından atanmasına dikkat çekilirken, 4964/2022 sayılı yasayla müftülüklerin Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu hizmetleri haline getirildiği kaydedildi.
2026'da Dimetoka’ya müftü atanması, İskeçe ve Gümülcine’de ise yeni müftülerin belirlenmesi için süreç başlatılması da karar metninde yer aldı. FUEN’e sunulan kararda, söz konusu uygulamaların azınlığın dini özerkliği ve kendi dini liderlerini seçme hakkıyla bağdaşmadığı görüşü dile getirildi.
Metinde ayrıca Yunanistan’daki Ortodoks, Katolik, Yahudi, Ermeni Apostolik ve Evanjelik dini toplulukların kendi dini liderlerini seçebildikleri belirtilerek Batı Trakya Türk Azınlığının dini kurumlarının devlet denetiminde tutulmasının eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkeleri açısından sorun oluşturduğu savunuldu.
Çınar Camii'ndeki olay da karar metninde
Kararda, 11 Ekim 2024 tarihinde İskeçe’deki Çınar Camii’nde cuma namazı sırasında yaşanan olaylara da değinildi. Olayın ardından açılan davada dört Batı Trakya Türkünün 17 ay hapis cezasına çarptırıldığı bilgisine yer verildi.
FUEN Delegeler Kurulu, kabul ettiği kararla Yunanistan’dan Batı Trakya Türk Azınlığına ülkedeki diğer dini topluluklarla aynı dini özerklik imkanlarının tanınmasını istedi.
Kararda devlet tarafından müftü atanması uygulamasına son verilmesi, azınlığın dini özerkliğinin yeniden tesis edilmesi ve dini kurumlar ile dini yaşamı ilgilendiren konularda seçilmiş temsilcilerinin muhatap alınması yönünde çağrı yapıldı.
Batı Trakya'dan geniş katılım
Helsinki’deki kongreye Batı Trakya Türk Azınlığını temsilen ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, başkan yardımcıları Nabi İbrahimcik ve Mustafa Kasap ile Uluslararası İlişkiler Direktörü Melek Kırmacı katıldı. BTAYTD’yi İnsan Hakları Uzmanı Dr. Pervin Hayrullah, DEB Partisi’ni ise Avrupa Hür İttifakı (EFA) Genel Başkan Yardımcısı Kerem Abdurahimoğlu temsil etti.
Finlandiya’daki İsveççe konuşan azınlığın temsil organı Folktinget’in ev sahipliği yaptığı kongrenin resmi açılışında Helsinki Belediye Başkanı Daniel Sazonov, Folktinget Başkanı ve Finlandiya Milletvekili Henrik Wickström ile FUEN Başkanı Olivia Schubert konuşma yaptı.
Dört gün süren kongrede kamu yayıncılığında azınlık dillerinin kullanımı, sağlık ve sosyal hizmetlerde dil hakları ile dijital ortamda azınlık dillerindeki içeriklere sınır ötesi erişimde yaşanan sorunlar ele alındı.
FUEN bünyesindeki çalışma grupları da kongre sırasında toplantılarını gerçekleştirdi. Türk Azınlıkları/Toplulukları Çalışma Grubu (TAG), Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşayan Türk azınlık ve topluluklarının karşılaştığı güncel sorunları değerlendirdi.
Batı Trakya heyeti ayrıca İsveççe ilk ve ortaöğretim veren Mattlidens Okulu’na düzenlenen çalışma ziyaretine katılarak okulun eğitim modeli, müfredatı ve işleyişi hakkında bilgi aldı.
Rodos ve İstanköy Türkleri için de karar
FUEN Delegeler Kurulu’nda Yunanistan’daki Türk toplumlarını ilgilendiren bir başka karar daha kabul edildi.
Rodos, İstanköy ve On İki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (ROİSDER) tarafından sunulan “Rodos ve İstanköy’deki Türk Azınlığın Haklarının Korunması” başlıklı karar tasarısı delegelerin oylarıyla kabul edildi.
Kararda Yunanistan’a, Rodos ve İstanköy Türklerinin etnik kimliklerini özgürce ifade edebilmeleri ve örgütlenebilmeleri yönünde çağrı yapıldı. Türkçe ve Yunanca eğitim verecek iki dilli okulların açılmasına izin verilmesi, dini özerklik ile dini liderlerin seçilmesi konusunda topluluğun taleplerinin dikkate alınması ve vakıfların yönetiminde söz sahibi olmalarının sağlanması istendi.
Rodos ve İstanköy’deki Türk kültürel mirası ile tarihi eserlerin korunmasına da vurgu yapılan kararda, uzun süredir devam eden sorunların çözümü için Yunan makamlarına toplumun temsilcileriyle diyalog kurma çağrısında bulunuldu.