CENEVRE – Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi bünyesinde 2 Kasım 2026 tarihinde gerçekleştirilen Yunanistan incelemesinde, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın hakları uluslararası gündeme taşındı. Evrensel Periyodik İnceleme (UPR) mekanizmasının 53. oturumunda, Yunanistan’ın 2021 yılından bu yana insan hakları alanında attığı adımlar ele alındı. Cenevre’deki toplantıya 34 kişilik Yunanistan heyetiyle birlikte 99 devletin temsilcileri katıldı. Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Uluslararası İlişkiler Direktörü Melek Kırmacı da görüşmeleri yerinde izledi.
Türkiye’den kimlik ve eğitim hakları çağrısı
İncelemede Türkiye, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın etnik kimliğinin tanınmasını, seçilmiş müftülerin resmî statü kazanmasını ve dini işlere yönelik devlet müdahalelerinin sona erdirilmesini istedi. Türk dernekleri hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilen kararların uygulanması da Ankara’nın tavsiyeleri arasında yer aldı. Türkiye ayrıca Türk azınlık okullarının korunmasını, iki dilli anaokullarının açılmasını ve azınlık vakıflarının yönetimine ilişkin hakların güvence altına alınmasını gündeme getirdi. Azerbaycan, Türk toplumunu hedef alan nefret söylemiyle mücadele edilmesini isterken Kuzey Makedonya, bireylerin kendi kimliklerini tanımlama hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.
Atina’dan Lozan Antlaşması vurgusu
Yunanistan adına azınlıklarla ilgili açıklamayı Dışişleri Bakanlığı temsilcisi Elias Kastanas yaptı. Kastanas, 1923 Lozan Antlaşması’na dayanarak Batı Trakya’daki azınlığın dini statü temelinde tanımlandığını savundu. Bölgede 240’tan fazla caminin faaliyet gösterdiğini ve yaklaşık 80 azınlık okulunda 3.500’ün üzerinde öğrencinin eğitim aldığını bildirdi. Bazı okulların öğrenci sayısının düşmesi nedeniyle faaliyetlerinin askıya alındığını belirten Kastanas, aynı uygulamanın Yunanistan genelindeki diğer okullar için de geçerli olduğunu ifade etti.
ABTTF Başkanı'ndan Yunanistan’a eleştiri
ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, Batı Trakya Türk Azınlığı’na ilişkin soruların Yunanistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yanıtlanmasına tepki gösterdi. Habip Oğlu, bu yaklaşımın azınlığın bir iç vatandaşlık meselesinden çok dış politika ve güvenlik konusu olarak değerlendirildiği yönündeki kaygılarını güçlendirdiğini söyledi. Yunanistan’ın Türk kimliği ile eğitim ve dini özerklik konularındaki tutumunu eleştiren Habip Oğlu, BM sürecinde sunulan tavsiyelerin uygulanmasını takip edeceklerini belirtti.
ABTTF, inceleme öncesinde BM’ye sunduğu yazılı değerlendirme ve sekiz tavsiyeyle örgütlenme özgürlüğü, müftülükler, vakıflar ve ayrımcılık konularını da gündeme taşımıştı. Toplantıda Batı Trakya’nın yanı sıra göçmen hakları, sığınmacılara yönelik geri itme iddiaları, kadına yönelik şiddet, yargı bağımsızlığı ve nefret suçlarıyla mücadele gibi başlıklar da ele alındı. Yunanistan’a iletilen tavsiyeler, UPR sürecinin sonraki aşamalarında değerlendirilecek.