HABER MERKEZİ – İnternet üzerinden ikinci el araç satışı yapan vatandaşların dikkat etmesi gereken dolandırıcılık yöntemleri arasında, sahte kapora talepleri ve banka bildirimlerinin kötüye kullanılması öne çıkıyor. Bu yöntemde dolandırıcılar, satış ilanı veren kişiyle alıcı gibi iletişime geçerek aracı satın almak istediklerini söylüyor. Görüşmenin ilerleyen aşamalarında kapora göndermek istediklerini belirterek araç sahibini bankacılık uygulamasında işlem yapmaya yönlendirebiliyorlar.
Kimi senaryolarda farklı şehirde bulunma, noter randevusu veya işlemin acilen tamamlanması gibi gerekçeler kullanılarak satıcının dikkatli kontrol yapması engellenmeye çalışılıyor.
“Kaporayı Gönderdim, Bildirimi Onaylayın” Tuzağı
Bu dolandırıcılık senaryosunda en kritik aşama, araç sahibinin telefonuna gelen banka bildirimi. Alıcı gibi davranan kişi, kaporanın gönderildiğini ancak paranın hesaba geçmesi için bir onay gerektiğini iddia edebiliyor. Oysa bankacılık uygulamasındaki bildirim, gelen bir ödemeyi kabul etme işlemi değil, satıcının kendi hesabından karşı tarafa para göndermesini sağlayan bir ödeme talebi olabiliyor. Özellikle bankaların “Para İste” özelliğinin kötüye kullanılabildiği bu yöntemde, işlem ayrıntılarını okumadan verilen onay maddi kayba yol açabiliyor. Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Bankadan gelen her bildirim dolandırıcılık anlamına gelmiyor. Tehlike, ödeme almak isteyen kişinin gerçekte para göndermeye yönlendirilmesinden kaynaklanıyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü Sahte Noter Yöntemine Karşı Uyardı
Emniyet Genel Müdürlüğü, Eylül 2026'da araç alım satım işlemlerinde kendilerini noter veya noter çalışanı olarak tanıtan dolandırıcılara karşı uyarıda bulundu. Uyarıda, araç satışı öncesinde “kapora”, “dosya masrafı” veya sözde “güvenli ödeme bedeli” adı altında para isteyen kişilere itibar edilmemesi gerektiği belirtildi. Noterliklerin telefon veya mesaj yoluyla kişisel banka hesaplarına para gönderilmesini istemeyeceği vurgulandı. Bu nedenle kendisini noter çalışanı olarak tanıtan bir kişinin ödeme talebi, doğrudan ilgili noterlik ve resmî kanallar üzerinden doğrulanmadan yerine getirilmemeli.
Gerçek Güvenli Ödeme Sistemi Nasıl İşliyor?
Türkiye'de ikinci el motorlu kara taşıtlarının nakit, havale ve EFT gibi yöntemlerle satışında Güvenli Ödeme Sistemi, 27 Eylül 2024 tarihinde zorunlu hale getirildi. Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Noterler Birliği iş birliğinde uygulanan sistem, satış bedelinin güvence altına alınmasını ve araç devriyle birlikte satıcıya aktarılmasını sağlıyor. Resmî işleyişte satıcı, anlaşmalı banka veya ödeme kuruluşunun sistemi üzerinden satış bilgilerini kaydediyor. Alıcı ise bilgileri kontrol ederek araç bedelini sistemin belirlediği hesaba yatırıyor.
Noterde devir işlemi tamamlandığında tutar satıcıya aktarılıyor.
Satıcının, satış bedelini alabilmek için telefondaki kişinin kişisel hesabına kapora veya bloke kaldırma ücreti göndermesi, bu sistemin normal işleyişinin bir parçası değil.
Sahte Dekont Dolandırıcılığıyla Karıştırılmamalı
İkinci el araç satışlarında karşılaşılan bir başka yöntem ise sahte banka dekontu kullanılması.
Bu yöntemde dolandırıcı, satış bedelini gönderdiğini söyleyerek satıcıya gerçeği yansıtmayan bir dekont gösteriyor. Satıcı, paranın hesabına geçtiğini kontrol etmeden noter devrini tamamlarsa aracını bedelini almadan devretme riskiyle karşılaşıyor.
Geçmişte bu yöntemin somut örnekleri de soruşturmalara konu oldu. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 Temmuz 2024 tarihli açıklamasında, sahte dekont kullanılarak gerçekleştirildiği değerlendirilen sekiz araç dolandırıcılığı eylemiyle ilgili soruşturma yürütüldüğünü ve yaklaşık 1,2 milyon liralık zarar tespit edildiğini duyurmuştu.
Bu olay 2024 yılına ait geçmiş bir soruşturmadır; yeni yaşanmış bir olay değildir. Ayrıca sahte dekontla araç devralma yöntemi, satıcıya sahte kapora onayı verdirerek para göndertme yönteminden farklıdır.
Türk Ceza Kanunu'na Göre Cezası Ne?
Araç satışında hileli yöntemlerle karşı taraftan para elde edilmesi, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturabiliyor.
TCK'nin 157. maddesi, hileli davranışlarla bir kişiyi aldatarak haksız menfaat sağlanmasını dolandırıcılık olarak düzenliyor.
TCK'nin 158. maddesi ise bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması gibi kanunda belirtilen durumlarda nitelikli dolandırıcılık hükümlerinin uygulanmasını öngörüyor.
Dolandırıcılıkta banka uygulamalarının, sahte kimliklerin veya kamu kurumlarının adının kullanılması, suçun hukuki niteliğinin belirlenmesinde önem taşıyabiliyor.
Ancak her olayın otomatik olarak aynı suç kapsamında değerlendirilmesi mümkün değil. Hangi hükmün uygulanacağına somut deliller ve olayın gerçekleşme biçimi dikkate alınarak adli makamlar karar veriyor.
Araç Satarken Bu İşlemleri Yapmayın
Araç sahiplerinin dolandırıcılık riskini azaltmak için şu noktalara dikkat etmesi gerekiyor:
Kapora alacağınız söylenerek gönderilen banka bildirimlerini okumadan onaylamayın.
“Teminat”, “bloke kaldırma” veya “güvenli kapora” gerekçesiyle tanımadığınız kişilere para göndermeyin.
Noter veya banka çalışanı olduğunu söyleyen kişilerin kimliğini resmî iletişim kanallarından doğrulayın.
Banka dekontu gösterilmesini, ödemenin gerçekleştiğinin tek başına kanıtı kabul etmeyin.
Güvenli Ödeme Sistemi işlemlerini yalnızca yetkili kuruluşların resmî uygulamaları üzerinden gerçekleştirin.
Satışın taraflarıyla ödeme yapan kişinin bilgilerinin uyumlu olduğunu kontrol edin.
Dolandırıcılık Şüphesinde İlk Ne Yapılmalı?
Şüpheli bir ödeme onaylandıysa vakit kaybetmeden bankayla iletişime geçilerek işlemin durdurulması veya geri alınması imkânının araştırılması istenmeli.
Telefon görüşmeleri, mesajlar, ilan bilgileri, ödeme talepleri ve banka dekontları delil olarak saklanmalı. Ardından polis, jandarma veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurulmalı.
Araç sahipleri için temel kural açık: Satış bedelini alması gereken kişi satıcıdır. Para alabilmek için önce para göndermesi isteniyorsa işlem mutlaka durdurulup doğrulanmalıdır.