AfD’den Almanya’da tarihi kırılma: Duvarı 4 oy deldi

Saksonya-Anhalt’taki gizli oylama “Brandmauer” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Almanya’da bir ilk gerçekleşti; AfD’nin 48 oyu Berlin’i karıştırdı, Tobias Rausch parlamento başkanı oldu.

Tobias Rausch 48 oyla parlamento başkanı seçildi: Gizli oylamadaki 4 oy “Brandmauer” tartışmasını büyüttü. Almanya’da AfD’li Tobias Rausch, Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu’nun yeni başkanı seçildi. AfD ile BSW’nin parlamentoda toplam 44 sandalyesi bulunmasına rağmen Rausch’un 48 oy alması, gözleri diğer partilere çevirdi. Gizli oylama nedeniyle dört oyun kimlerden geldiği bilinmezken sonuç, AfD’ye karşı uygulanan “Brandmauer” politikasını yeniden tartışmaya açtı.


Almanya siyasetinde AfD ile diğer partiler arasındaki sınırların geleceği, Saksonya-Anhalt’ta yapılan kritik bir oylamanın ardından yeniden gündemde. AfD’nin adayı Tobias Rausch, eyalet parlamentosunun yeni başkanı seçildi. Böylece AfD, Almanya’da ilk kez bir eyalet parlamentosunun başkanlık makamına ulaştı.
Oylamanın siyasi yankı uyandırmasının asıl nedeni ise sandıktan çıkan sonuç oldu. Rausch 48 milletvekilinin desteğini aldı. AfD ile Sahra Wagenknecht İttifakı’nın (BSW) parlamentodaki toplam sandalye sayısı ise 44. Aradaki dört oy, AfD dışındaki partilerden bazı milletvekillerinin de Rausch’u desteklediği tartışmasını başlattı. Ancak seçim gizli yapıldığı için bu oyların kimlerden geldiğini kesin olarak belirlemek mümkün değil.


4 oy Almanya’nın gündeminde
BSW, parlamento başkanlığı seçiminde Rausch’u destekleme kararı almıştı. AfD ve BSW milletvekillerinin tamamının aynı yönde oy kullandığı varsayıldığında bile Rausch’un ulaşabileceği sayı 44’tü. Sandıktan 48 oy çıkması, en az dört milletvekilinin daha AfD’li adaya destek verdiğini gösteriyor.
Bu tablo, Almanya’da ana akım partilerin AfD ile siyasi işbirliğinden kaçınmasını ifade eden “Brandmauer” politikasının geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden canlandırdı. Ancak gizli oylamanın sonucu tek başına partiler arasında yeni bir siyasi işbirliği kurulduğunu göstermiyor. Dört oyun hangi siyasi gruptan geldiği bilinmediği gibi, aynı milletvekillerinin başka oylamalarda da AfD adaylarını destekleyip desteklemeyeceği de belirsiz.


AfD için sembolik eşik
35 yaşındaki Tobias Rausch’un parlamento başkanlığına seçilmesi, AfD açısından sembolik öneme sahip. AfD, 6 Eylül’de yapılan Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerini birinci sırada tamamladı. Ancak parti, tek başına hükümet kurabilmek için ihtiyaç duyduğu mutlak çoğunluğun üç sandalye gerisinde kaldı.
Bu nedenle parlamento başkanlığının kazanılması, eyalette hükümetin de AfD tarafından kurulacağı anlamına gelmiyor. Partinin önündeki asıl sınav, eyalet başbakanının belirlenmesi sürecinde yaşanacak.

Rausch: “Güvenlik duvarlarının devri geçmişte kalmalı”


Parlamentonun başına geçmesinin ardından milletvekillerine birlikte çalışma çağrısında bulunan Rausch, Almanya siyasetinde AfD’ye yönelik mesafeyi tanımlamak için kullanılan “Brandmauer” politikasına da mesaj verdi. Rausch, “Siyasi güvenlik duvarlarının devri artık geçmişte kalmalı” ifadelerini kullandı.
Bu çıkış, Rausch’un kendi partisinin sandalye sayısının ötesinde destek aldığı oylamayla birlikte değerlendirildiğinde, Saksonya-Anhalt’ın önümüzdeki dönemde AfD ile diğer siyasi gruplar arasındaki ilişkilerin en fazla izlendiği eyaletlerden biri olacağını gösteriyor.


Gözler Ulrich Siegmund’da
AfD’nin bundan sonraki hedefi eyalet hükümetini kurabilmek. Partinin eyalet başbakanlığı için öne çıkardığı isim Ulrich Siegmund. Eyalet başbakanlığı için parlamentodaki ilk oylamanın aralık ayında yapılması planlanıyor. Siegmund’un önündeki temel sorun ise çoğunluk.
AfD seçimlerden en güçlü parti olarak çıkmasına rağmen hükümeti tek başına kuracak sandalye sayısına sahip değil. Diğer partilerden destek gelmemesi halinde Siegmund’un gerekli çoğunluğa ulaşması mümkün olmayacak. Rausch’un seçiminde ortaya çıkan dört ek oy bu nedenle başbakanlık seçimi öncesinde ayrı bir önem kazandı. Ancak parlamento başkanlığı için verilen oyların Siegmund’a da verileceğine ilişkin herhangi bir kesinlik bulunmuyor.


BSW’nin tutumu kritik
Parlamentodaki denklemde BSW’nin nasıl hareket edeceği de yakından izleniyor.
BSW, AfD ile bir koalisyon hükümeti kurmayı reddediyor. Buna karşılık parti, AfD ile her türlü siyasi teması kategorik olarak dışlayan bir çizgide bulunmuyor. BSW’nin Siegmund’un eyalet başbakanlığı için yapılacak oylamada çekimser kalacağını açıklaması ise farklı hükümet senaryolarının tartışılmasına yol açıyor. Bu durum teorik olarak dışarıdan desteklenen ya da diğer partilerin toleransına ihtiyaç duyan bir AfD azınlık hükümeti seçeneğini gündeme getirebilir. Bunun hayata geçip geçmeyeceği ise parlamentodaki sonraki oylamalara bağlı.

Siegmund da daha önce böyle bir modele sıcak bakmadığını belirtmiş ve hükümetinin daha küçük bir parti olan BSW’ye bağımlı hale gelmesini istemediğini ifade etmişti.
İlk oylamada gerekli çoğunluğun sağlanamaması durumunda erken seçim seçeneği de tartışılabilecek ihtimaller arasında.


Asıl sınav aralık ayında


Tobias Rausch’un 48 oyla parlamento başkanlığına seçilmesi, AfD açısından tarihi ve sembolik bir kazanım olarak kayıtlara geçti. Ancak Saksonya-Anhalt’taki siyasi tablonun yönünü belirleyecek asıl gelişme eyalet hükümetinin kurulması olacak. Şimdilik yanıtı bilinmeyen en önemli soru ise Rausch’a gelen dört ek oyun ne anlama geldiği. Bu oylar yalnızca bir parlamento başkanlığı seçimindeki kişisel tercihlerden mi ibaret, yoksa AfD’nin belirli konularda diğer siyasi gruplardan da destek bulabileceği yeni bir döneme mi işaret ediyor? Bu sorunun yanıtı, aralık ayında yapılması planlanan eyalet başbakanlığı seçiminde daha net görülebilir.

Almanya Haberleri